top of page
Tüm Eserler
KURMACA EDEBİYAT


Kelle Koltukta Bir Varoluş
Hamamböceğinin kafasız hayatta kalma mucizesi üzerinden insanın varoluşsal yıkımlarını ve anlamsızlıkla mücadelesini sorgulayan sarsıcı bir deneme. Bu mecra; zihnin tarumar olduğu anlarda bile yaşamaya devam eden insanın biyolojik direnci ile ruhsal travmaları arasındaki o ince çizgiyi odağına alıyor. Biyoloji ile felsefenin kesişiminde ruhun direnişini keşfetmek isteyenler için kaleme alınan bu metin, varoluşa dair edebi bir ayna işlevi görüyor.

Zeynep Kömür
19 Eki2 dakikada okunur


Robotlar İçin Oyunculuk Teknikleri
Pınar Kartal’ın "Yakın Gelecek: Robotlar İçin Oyunculuk Teknikleri" yazısı üzerinden Eric Morris ve Stanislavski tekniklerini, yapay zekâ ve robotik tiyatro bağlamında ele alan sarsıcı bir tahlil evreni. Bu mecra; sahnede "rol yapma" ile "olma" arasındaki ince çizgiyi, Uncanny Valley örneği üzerinden makinelerin duygu ve performans sınırlarını odağına alıyor. Oyunculuğun ve tiyatronun geleceğini felsefi bir bakışla sorgulayan bu metin, edebi bir kılavuz işlevi görüyor.

Pınar Kartal
11 Eki6 dakikada okunur


Ah Şu Eller
Merve Navruz’un "Ah Şu Eller" denemesi üzerinden gurbetin, yabancılaşmanın ve anlaşılmamanın izini sürten içsel bir yolculuk. Bu mecra; kalabalıkların ortasında çekilen yalnızlığı, "el olanlar" içinde kalbin sessizleşmesini ve insanın kendine küçük bir memleket kurma çabasını odağına alıyor. Kalbin kendi içine çekildiği anlarda üşümemeyi ve öz değerini korumayı arayanlar için samimi bir dille yazılan bu metin, ruhun derinliklerine dokunan edebi bir ayna işlevi görüyor.

Merve Navruz
7 Eki2 dakikada okunur


Ertelediğim Gökyüzü: Veda Ederken Birikenler
Zeynep Kömür’ün "Ertelediğim Gökyüzü: Veda Ederken Birikenler" denemesi üzerinden ertelemelerin, korkuların ve kaçırılan ihtimallerin izini süren sarsıcı bir varoluşsal muhasebe. Bu mecra; yaşanmamış anların ruhumuzda bıraktığı sızıyı ve "sonra" kelimesinin yarattığı ağır yükü odağına alıyor. Hâlâ vakit varken cesaretle yaşamın içine karışmak ve özgürleşmek isteyenler için kaleme alınan bu metin, hayatın ertelemediğimiz anlardan ibaret olduğunu hissettiren edebi bir ayna işle

Zeynep Kömür
24 Eyl5 dakikada okunur


İnzivâ-yı Gül-i Rânâ
Bazı hayatlar, keskin kokulu karanfillerin kuşattığı uçsuz bucaksız bir bahçeye benzer. Karanfil vakurdur, sadakatle toprağına bağlıdır; kokusuyla çevresini ağır bir duman gibi sarar. Ancak o bahçenin tam kalbinde, her şeye inat bir gül çiçeği filizlenir. Gül, karanfillerin o bilindik kokusuna yabancıdır; rengiyle, dikenleriyle ve narin boynuyla o bahçenin içinde hem bir sürgün hem de bir sultandır.

Alperen Öztürk
22 Eyl2 dakikada okunur


Tiyatro Sanatı Yeni Gerçekle Yüzleşiyor
Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, bilginin elde edilmesi, depolanması, işlenmesi ve iletilmesi açısından sınırsız olanaklar sunarak, toplumların, bilgi toplumuna dönüşüm sürecini, önemli ölçüde hızlandırmıştır.

Pınar Kartal
12 Eyl6 dakikada okunur


Kültürlerin İzinde: Seyahatlerin İnsan Üzerindeki Dönüştürücü Gücü
Dünya, uçsuz bucaksız bir sahne; üzerinde her biri kendine özgü renklerle dokunmuş, farklı kültürlerin yaşam bulduğu devasa bir mozaik. Seyahat etmek, sadece yer değiştirmek değil, aynı zamanda zihnin sınırlarını genişletmek, yeni düşüncelere kapı aralamak ve içsel dönüşümleri başlatmaktır. Seyahat etmek, bu mozaik taşlarını keşfetmek, farklı yaşamların izini sürmek demektir. Her yolculuk, insanın kendi sınırlarını aşmasını, yeni ufuklara doğru cesur adımlar atmasını sağlar.

Elif Naz Delen
9 Eyl3 dakikada okunur
bottom of page